Hot dog: Cachorro quente - Sıcak köpek (sosisli sandviç)
Reflector: Segurança triple -Güvenlik üçgeni- (reflektör)
Tripot: Tripés -Üç ayak- (tripot)
Vacuum cleaner: Aspirador de pó -Toz emici- (elektrik
süpürgesi)
...gibi örnekleri mevcuttur.
*Ve yine yabancı kökenli kelimeleri telaffuz ederken de bizzat her harfi kendi dillerindeki okunuş şekliyle telaffuz ederler. Yani bizim kelimeleri, kısaltmaları, harfleri ingilizce telaffuz etmeye olan merakımız onlarda yoktur aslında.
*Telefonla su veya tüp siparişi verdiğinizde adresi alıp
getireceğiz demelerine rağmen ‘sanırım aşırı rahatlıklarından dolayı’ bunu es
geçebilir ve sizi saatlerce bekletebilirler. Sonunda dükkana gider kendiniz
almak zorunda da kalabilirsiniz.
*Yabancı olduğunuzu farkeden kasiyerler ilk olarak hangi
milletten olduğunuzu tahmin etmeye çalışırlar. Ne yazık ki bugüne kadar “Türkiye’den
misiniz?” sorusuna nail olamadık. Bununla birlikte 3 kere Amerikalı 2 kere
Fransız 2 kere İspanyol 1 kere de Çinli olduk. Evet, Çinli bile olduk!
*Brezilyadaysam ve tatil gününe rast geldiysem –ki tatil yapmayı
çok seven bir millet olduklarını söyleyebilirim- dışarıda in cin top oynuyor
demektir. Herkes yolculuğa çıkmış, aile ziyareti yapıyordur. Bütün mağazalar
kapalıdır tatil günleri başkent Brasília’da. En kötüsü de marketlerin bile
kapanmasıdır. Akşamdan ne eksiğin varsa almak zorunda kalırsın. Tatil günü
gittiğin şehir parkına giremezsin çünkü orası da kapalıdır. Yani başkentte
tatil ilan edilen günde yapabileceğin hiçbir şey yoktur aslında.
*Futbola verdikleri önemi azçok biliriz hepimiz. Ama
gerçekten görünenden de fazlaymış verilen önem. En basit maçlarda bile şehrin
sesi soluğu kesilir, futbolun nabzı tutulur. Maç esnasında dışarıda bir insan,
bir araç görmek oldukça zordur. Her gol oluşunda sesler yükselir evlerden.
Futbol heyecanı bir başkadır burada.








